• Twitter Güncelleştirmeleri

    • Trabzon eski valisi İsmet Gürbüz Civelek, "Terör ve Kuzey İrlanda Örneği" kitabın yazarı olduğu için hedefteydi 18 hours ago
    • Trabzon eski Valisi ismet Gürbüz Civelek, Sumela Manastırında ilk ayine izin verdiği için hedefteydi 18 hours ago
    • Trabzon eski valisi ismet Gürbüz Civelek, Refahyol Hükümeti'nin Bakanlar Kurulu Toplantısını Trabzon'da yapmasını sağladığı için hedefteydi 18 hours ago
    • Trabzon eski Valisi ismet Gürbüz Civelek,dönemin İran Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsanjani' nin Trabzon ziyaretine izin verdiği için hedefteydi! 18 hours ago
    • Trabzon eski valisi ve Mersin Valisi iken İzmir'de "kalp krizi" sonucu öldüğü iddia edilen Vali İsmet Gürbüz Civelek'in vefatı araştırılsın 18 hours ago
    • Utanmasalar, kendi çoluk çocuklarını da kendi makamlarına hazırlamak ve onlara yer edinmek için taklalar atacaklar.Bunlara taviz verilemsin 18 hours ago
    • Belediye başkanlıklarında en fazla iki dönem başkanlık olmalıdır.İnsan kaynağı yoksunu bir ülkeymişiz gibi aynı tiplere mecbur mu bu halk? 18 hours ago
    • Bu ülke de insan mı yok, kendini"hint kumaşı" sanan belediye başkanları, hala hangi yüzle "devam ederim" diyebiliyor?Kim ki o başkanlar kim? 18 hours ago
    • Belediyelerde bazı başkanlar,"istenirsem yine aday olurum" filan gibi açıklamalarla akılları sıra aynı görevde kalma çabasındalar,beyhudeler 18 hours ago
    • Türkiye'de her bir fert,devleti ile artık övünebilir ve bu ülkeye rahatlıkla "Benim ülkem" diyebilir.Amaç zaten herkese bunu dedirtebilmekti 18 hours ago
    • Ülkemiz, Çobanla Prof'un,Temizlikçi ile patronunun,işçi ile işvereninin,delisi ile velisinin eşit yurttaşlar olduğu bir Türkiye olduk artık 18 hours ago
    • Geçmişte sadece seçkin(Beyaz Türkler)'in "Türkiye"si olan ülkemiz bugün artık herkesin her ırkın her etnik grubun her vatandaşının ülkesidir 19 hours ago
    • Şimdi halk seçtiği insanların yetkili ve etkili olduğu bir ülkeye kavuştu.Atananların değil seçilenlerin yönettiği bir Türkiye olabildik! 19 hours ago
    • Bu ülke de halk sandıklara gider oy verir vekil seçerdi ama ülkeyi bürokratlar yönetirdi.Seçilenler, atananların emir eri gibilerdi eskiden 19 hours ago
    • Sayın @RT_Erdogan 'ı AK Parti Genel Başkanlığına yeniden seçilmesinden dolayı tebrik ediyor, zorlu süreçte @tcbestepe başarılar diliyoruz 19 hours ago
    • Fetö ile ilgili AK Parti'nin yaptığı "Köprüyü geçene kadar eşşeğe dayı" demekti,onu yaptılar! 2 days ago
    • Sözcü'nün "Ver imamı al papazı" manşeti çok güzeldi yani! 2 days ago
    • "Geçti bor'un pazarı,sür eşşeği Niğde'ye" devri geldi. Bunu hiiç istemiyorlardı ama oldu, olacak,bundan kaçış yok,bittiler Eşşeğlu eşşekler! 2 days ago
    • "Beni de yaz beni de yaz" diye gazetecilerin çevresinde dört dönen tipler de o eski günlerini çoook arayacak, ah vaaaah çoook yazık yaaa! 2 days ago
  • Flickr Photos

    Diğer Fotoğraflar

Bir varmış bir yokmuş hikayesi gibi


İyidere üzerinden bir asma ahşap köprü ile karşıya geçiyorsunuz. Orada Bakkal, kahvehane ve kendin pişir kendin ye tarzı bir lokanta var. Ama orası, aslında Şimşirli köyünün patika yolunun ilk ayağı. Köyden yaya olarak ilçeye gitmek isteyen veya ile gitmek isteyenlerin köyden inişteki ilk durakları yani.
Rize’nin İkizdere ilçesine bağlı Şimşirli köyünden söz ediyorum. Anlamışsınızdır sanırım. Haber tarzı anlatırsınız olayı, birileri görsün ve bir şeyler yapsın istersiniz ama bizim ki o türden bir haber de değil. Daha çok, dinlenilmesi gereken yerler vardır, hani insanlarda iz bırakmayı başaran. İlçenin adını verince hemen aklınızdan geçirebileceğiniz türden yerler. İkizdere’nin hani bir köyü vardı belki hatırlarsınız Avrupa Birliği Fonlarından köylerine 350 bin avro hibe çıkmıştı da onu  “bunun altında başka bir iş vardır” diyerek geri çeviren ve  istemeyen köylülerin köyü  burası. Hani girişindeki levhada “avcı ve seyyar satıcı giremez” yazılan köy.
 
İkizdere’nin Ilıca köyündeki kaplıcaya giderken sık sık uğradığım bir yer vardı bu köyde. Köylülerin belki hala farkında olmadıkları ve kıymetini bilemedikleri bir yer. Mutlaka kadir ve kıymetini bilenler vardır ama ben yeterince değerlendirilemediği anlamında söylüyorum bunu. Düşünün kocaman bir kayanın içinden doğal maden suyunun aktığı bir dere yatağını. Bir yanda tertemiz akarsu diğer yanda tertemiz ve kocaman kayayı delerek onun içinden akan bir doğal mineral su. Burada piknikte yaparsınız, çocuklarınızla rahatlıkla bir güzel gün geçirebilirsiniz. Şehir yorgunluğunu atar, bir güzel dinlenebilirsiniz. Bulunmaz bir adeta saklı sayfiye yeri.
Asma köprü demiştim ya oranın hemen ilerisinde işte bu bahsettiğim yer. Rize-İkizdere devlet karayoluna mesafesi toplasanız yüz metre bile değil, hemen yolun kıyısında bir yer ama saklı dedim ya. Özellikle sormanız lazım, yoksa bulamazsınız. İşte tam da benim bu sözünü ettiğim yerde bir eski ahşap bina var. Issız, kaderine terk edilmiş bir yapı. O henüz harabeye dönmemiş ama belki birkaç yıl daha ayakta durabileceğini düşündüren Karadeniz evinin hemen önünde de yine köyün patika yolunu sağlayan bir köprü vardı. Öyle çok fazla emek ve masrafla yapılmışa benzemiyordu ama neticede bir köprü görevini hakkıyla yerine getiriyordu. O köprünün üzerinde fotoğraf çekilenler vardı, hatıra olsun diye. İyi ki çekilmişlerdi o fotoğrafları. Aynı manzarada bir yeni fotoğraf çekilmek isteyenler artık böyle bir köprüyü arasalar da bulamazlar çünkü o köprüyü sel almış götürmüş artık.
Biz ailece buraya gittiğimiz de o köprüden geçmiş ve sigara içmek için babamlardan uzaklaşmıştık. Gerçi o köprüden kırk metre yukarda da başka bir köprü daha var ama artık o köprünün de pek işe yaradığı söylenemez çünkü asıl yük, bu yıkılan köprüdeydi. Yukarıdaki köprüye ulaşmak için zaten bu sel sularının süpürüp götürdüğü bu köprüye ihtiyaç vardı ama o artık yok olmuş. 

Şimdi siz böylesine bir saklı sayfiye yerinde ilk gördüğünüz manzarayı yeni baştan göremezseniz bir tuhaf olmaz mısınız sahi? Eski bir evin önündeki yine eski yıllardan kalma ama o zamanların belki de en güzel ufak, taşlar ve betonla yapılmış ayaklar üzerinde  duran köyün başlangıç köprüsüydü bu köprü. Eskiden ahşap köprüler vardı, beton köprü ayaklarında  topu topu bundan otuz yıl kadar önce yapılmaya başlandıydı. Bölgede yaygın olan ahşap kültürüydü çünkü,  o köprüde ahşaptı kısmen, köyün tarihini köylülerden dinleme fırsatım olmadı ama mutlaka bu köprünün yapımında da bir köylü dayanışması olmuştur zamanında. Kimbilir belki yine o dayanışma yeniden canlanır Şimşirli’de.
Fotoğraflar aslında tüm bizim anlatmak istediklerimizin en yalın ve sade anlatıcılarıdır. Onun için fotoğraf ağırlıklı yazıları önemsiyorum. Ben neyi ne kadar anlatsam da o fotoğrafların hakkıyla anlattıklarını mümkün değil anlatmış olamam. Keşke O Şimşirli köyü sakinler……………….yazının devamı için tıklayın

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: