Doktorum Çatak!


Yıllar yılı aynı yolları her gün üşenmeden gidip dönüyor. Sabahın erken
saatlerinde tek başına yola giriyor, ikindi vakti de hiç aksatmadan tekrar
evine geri dönüyor. Ondaki zor kimseler de yok! Sanırsınız ki “otomobil
sürme manyağı” ama değil, onun zoru daha başka. Bir iki derken arkası
gelmeyen gitmeler ve gittiği yerden geri gelmeler. Tam yedi yıl sürdürdü bu
alışkanlığını(!) sonra o gidişleri her günden artık hafta da bir güne
indirdi, malum hayat şartları…
Sıradan arkadaş sohbetlerinde rastlamışsınızdır mutlaka, tanıdıklarınızın
veya onların çok yakınlarından birinin çok aniden, kimsenin
anlamlandıramadığı çok kısa bir sürede Kanser hastalığı yüzünden vefat
ettiği konuşmalarına. Kimse başına çağın vebası olarak nitelenen böylesi
illet bir hastalığın insanlara neler yaşattığının farkına bile varamıyor.
Hele o hasta denilen insan biraz da kendini gizliyor, o hastalıkla
cebelleşirken, sağına, soluna, en yakınlarına bile söylemekten çekinip,
kendine bir Dünya kuruyor! İşte yazıya girerken söz ettiğim Ali Asım,
onlardan biriydi. Biriydi diyorum çünkü o Hasta haneler de eşinin arasından
sekerek, kimi zaman eşine yetişemediğin de kollarını iki yana açıp hiddetle
“azman” diye bağırıp, merdivenlere çökerek, eşini protesto ettiği çok
anıları olmuştur. Ter, kan…………yazının
devamı için tıklayınız

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: