• Twitter Güncelleştirmeleri

    • RT @ineziroglu: Prof. @PMoreauDefarges (Ancien diplomate) offers assasination of Erdogan! Is this a method in French diplomacy? Mr @fholla2 days ago
    • RT @ineziroglu: Bu nasıl akademisyen, nasıl diplomat? Fransa'dan @fholland @francediplo açıklama ve cevap bekliyoruz. İngilizce mesajı RT… 2 days ago
    • Referandum'da zarfları tükürükleyerek kapatanlar hep "Hayır" diyenlerdi ve sandık kurullarına da adeta işkence çektirdiler! 4 days ago
    • İyi niyetli insanlar,'Dünya hepimizin'dedikçe,kötü niyetli insanlar bunu 'Dünyayı bize bıraktılar'diye anlıyor,öyle değil işte,he-pi-mi-zin 4 days ago
    • Rahmetli Mazhar Afacan geldi aklıma,Sochi'den dönerken demişti "Bizim ülkemiz de Komünizm ile 10 yıl yönetilmeli,cadde ve sokaklar net!"diye 4 days ago
    • Sadece YSK mı eğitim semineri veriyor sandık kurullarına siyasi partiler kendi parti sandık kurullarını eğitmiyor mu? Şaibe neyin nesidir? 4 days ago
    • Partiler,ya kendi partilerinden birini bulamadıkları için sandık kuruluna haberdar olmayan birini atamıştır ya da bir emrivaki değil mi? 4 days ago
    • Siyasi partiler, sandık kurullarında temsil edilirken ne diye seçim sonuçların da şaibe aranır tabi o da ayrı bir araştırma konusudur! 4 days ago
    • "Evet" ya da "Tercih" mührü sorun ediliyorsa o zaman YSK'nın tüm birimlerin de bu konu araştırılmalı,"Tercih"yerine neden"Evet"mührü vermiş! 4 days ago
    • "Hayır çadırındaki insancıklar" Bu nasıl bir ifadedir? söyleyen de CHP TBMM Grup Başkanvekili Özgür Gürel, Habertürk'te söylüyor,yazık! 4 days ago
    • #Beşiktaş lılığımız bu dakikadan itibaren bitmiştir, yaşasın #Trabzonspor 5 days ago
    • O silahlara bıçak ve kılıçlar da dahildir tabi 5 days ago
    • Şu Televizyonlardaki tüm silahlar bir susturulsa başta ülkemiz olmak üzere tüm Dünya, daha yaşanılır olacak! Buna önlem şart 5 days ago
    • Tebrikler #Beşiktaş, sıkıntı yok 5 days ago
    • Maç dediğin böyle olacak işte hem gol hem heyecan Tebrikler #Beşiktaş 5 days ago
    • Milli Maçlar böyle seyredilmedi,bunun kıymetini bilin sevgili #Beşiktaş lılar,bu gece tek yürek #Beşiktaş lıyız,hepimiz,Hep birlikte Türkiye 5 days ago
    • RT @BilimVeGercek: İnsanlar yanından geçip giderken arabanın çarptığı arkadaşını kaldırmaya çalışan köpek... Hayvan kim acaba? https://t.co… 5 days ago
    • Belediyeler de zabıtalar da esnafla haşır neşirdir ve Referandum öncesi, esnafla kavgalı bıçaklı olan zabıtalar da es geçilmesin! 5 days ago
    • Vatandaşa direk dokunulan alanlar, elektrik,su,vergi alanlarıdır ve referandum öncesi de boş durulmadı.Devlet, önlem almalıdır! 5 days ago
  • Flickr Photos

    Diğer Fotoğraflar

İshakpaşa Sarayından Ağrı dağı görünür mü?


Aklımdadır hep, bizim Doğu veya Güneydoğu Anadolu bölgelerine neden kimse
gitmez. Gezi sitelerine baksanız Türkiye dendiğinde hep ya Akdeniz veya Ege
veya Marmara Bölgesi’nden ufacık bir dükkan, halıcı veya boncukcuyu
yazarlarda bir türlü diğer bölgelere gitmezler. Güya gezicidirler ama
Alanya’nın plajı, Çeşme’nin geceleri, Bodrum’un Halikarnas’ı, Fethiye’nin
ölüdeniz’i, Antalya’nın kurşunlu, didem ve Manavgat  şelaleri..onlara inat
bende  İkinci kez gidiyorum Ağrı, Doğubeyazıt’taki İshakpaşa sarayına. Öyle
ya  Dünya’daki ilk merkezi ısıtma sistemine sahip, Selçuklu, Gürcü, Ermeni,
İran, Türkistan ve Osmanlı mimarı tarzını yansıtan mozaik bir eser İshak
Paşa sarayı.
 Bir önceki gezimiz 2001 yılındaydı ve yolu yapılmamıştı, o nedenle
aracımızı sarayın altlarında bir yerde bırakıp, yürüme çıkmıştık. Henüz
restorasyonu yapılmamıştı, kapıları açıktı o nedenle de zindanlarına kadar
inmiş, gezebilmiştik. İkinci gidişimizde hem yolu vardı ve hem de yol
kenarlarında artık restoranları ve dinlenme yerleri de oluşmuş bir turizm
merkezi görünümüne kavuşmuştu. Hem zaten gidilebilir olmasının rahatlığı,
artık önerilebilecek yer olması anlamına da geliyordu. Şimdi den hem de
gözüm kapalı olarak, kesinlikle ölmeden görülmesi gereken yerlerden biri
diyebileceğim kadar şiddetle hatta Rizelilerin ifadesi ile haain (şiddetli)
önerebileceğim bir yer hem Doğubeyazıt ve hem de tabiî ki İshakpaşa sarayı
ve çevresi. Bir yanda Ağrı dağı, bir yanda İshakpaşa sarayı bir yanda da
Kürt ulusal destanı “Mem û Zin”’in yazarı Şeyh ,alim, şair Ahmed-i hani ya
da  Ehmed Xani (1651- 1707)  Türbesi..


Ta Milattan önce 800’lü yıllarda Urartu döneminden yerleşime açık olan
Doğubeyazıt aslında İshakpaşa sarayının olduğu bölgedeymiş ama yıkılmış,
yakılmış derken şimdi sadece o saraya 5 kilometre  mesafede kalmış, sanki 5
bin 137 metrelik zirvesi ile  Ağrı dağı’nın adeta gölgesinde Ağrı’nın
mütevazi bir ilçesi. Bir çok kaynakta her halde bizim “savaşcı bir millet”
olma özelliğimizden(!) olacak, Saray’ın Kartal yuvasını andıran şekilde
sanki sırf saldırılara karşı korunsun diye yüksek bir tepeye
kondurulduğundan da söz edilse de aslında saray, İpekyolu’nun kontrolünü de
amaçlayan bir saray. Topkapı sarayından sonraki en ihtişamlı ve gösterişli
İshak Paşa sarayı, Osmanlı İmparatorluğu’nun “duraklama devri” olarak
nitelendirilen ve de “lale devri”ni de kapsayan bu örnek mimari eserin
yapımına Doğubayazıt Sancakbeyi Çolak Abdi paşa tarafından 1685 yılında
başlanıp, 1784 yılında oğlu Çıldır Valisi İshak Paşa(ikinci)  ve torunu
Mehmet Paşa tarafından tamamlandığı tüm kaynaklarda belirtiliyor.


Sarayın hemen önündeki levhadaki tarihçesi;
“1685 yılında İshakpaşa’nın babası Çolak Abdi paşa tarafından başlanan saray
oğlu ishakpaşa tarafından tamamlanmıştır.1784.7600 metre kare alanı kapsayan
binanın oturduğu zemin kayalıktır.Duvarların yüksekliği 12 ile 15 metre
arasında değişir.İshak paşa sarayının planında türk sarayları geleneği
düşünülmüş  ve bina teşkilatı kimeler şeklinde içiçe iki avlunun
çerçevesinde toplamıştır.Birinci avluya ikinci avluyu tonozlu bir geçit
bağlar.(10 metre uzunluğundadır).ikinci avlunun dört yanı bina kümeleri ile
çevrilidir.sağ tarafta sarayın mabeyni ile selamlık teşkilatının bina
kümeleri, bir cami ve camiye bitişik bir türbe yer almaktadır.kesme taşlarla
muntazam olarak yapılan binanın görkemli yerlerinden birisi de som çelik
kaplama kapısıdır.Bu kapı 1917 yılındaki Rus istilası sırasında Moskova’ya
taşınmış olup halen Moskova müzesinde bulunmaktadır.(dense de bu som altın
kapının aslında Saint Petersburg(Leningrad) kentindeki Dünyaca ünlü
Hermitage Müzesi’ndedir)  1685 yılında inşaatına başlanan sarayın
kalorifer,kanalizasyon ve su tertibatı bulunmaktadır.sarayın arkasındaki
bahçe harem dairesinin  dinlenme yeridir.”
“kartal yuvası” benzetmesini yapanlara hak veriyorum tabi, hele şimdiki
haliyle. Saray da Selçuklu, Osmanlı, ve Türkistan gibi Ulusal Türk Mimarlık
tarzı denmesinin yanında, yabancı kaynaklarda saray mimarisinde Selçuklu ve
Osmanlı’nın yanı sıra Gürcü………………yazının
devamı için tıklayınız

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: