• Twitter Güncelleştirmeleri

    • Kelkit fasulyesi Kelkit kuruldu kurulalı var 8 hours ago
    • RT @akbasmarkt: Komedyen Bülent ceylan Almanların olaylara ırkcı gözüyle bakışını güzel özetlemiş Eyy Almanlar AFD ( Faşist) gözüyle bakmay… 8 hours ago
    • Bu ülkenin tüm stratejik kurumlarını işgal etmiş ve ele geçirmiş Fetö terör örgütü mensuplarını tam anlamıyla temizlemek için sabr gerekiyor 1 day ago
    • Şimdi Olağanüstü hal olmasına rağmen ve KHK olmasına rağmen hala bu ülke de tam anlamıyla FETÖ Terör örgütü ile yeterli mücadele edilemiyor 1 day ago
    • Çünkü Devlet,Fetöcü kaynıyordu ve 657 değişmeden de bunun önü alınamazdı ama söz verildiği halde 657 için adım atılmadı,bu ülkeye ihanetti 1 day ago
    • Eski Başbakan @Ahmet_Davutoglu,657 sayılı Devlet Memurları yasasını değiştirme sözü verip değiştirmediği,ipe un serdiği için görevden alındı 1 day ago
    • Türkiye, yönünü yüzde 99'u Müslüman olan vatandaşları ile her zaman Kıbleye yöneltmiştir ve Kıble yönü değiştirilemez ve değişmeyecek 1 day ago
    • AB üyesi İsviçre'yi, teröristleri koruyup ve kolladığı için şiddetli bir şekilde kınıyoruz 1 day ago
    • Nisan 16, AB için de Türkiye için bir milad olacak kararların netleşmesini sağlayacak, AB isteyenler, kaderlerine küsebilir,sorun değil! 1 day ago
    • Avrupalının gururu var da Türklerin gururu yok mu?Avrupalı insan da Türkler mi değil? Kim ki Avrupalı, bilinmiyor mu kim oldukları,biliniyor 1 day ago
    • Hele hele Türk Milletinin'Stratejik müttefik' gibi süslü cümlelerle ifade edilen bilmem ne tarzı müttefiklikler le de işi olmaz,yolunu bilir 1 day ago
    • Türk Milleti,Dünya'da var olmak için şu birlik,bu bilmem ne ittifakı veya şurada burada bir yerlere sırt dayamaya ihtiyacı olmayan millettir 1 day ago
    • Türk Milleti, AB ülkeleri daha medeniyet nedir bilmezken Dünya'ya medeniyet örnekliği yapmış bir millettir ve bununla da her daim gururludur 1 day ago
    • AB üyesi ülke liderlerinin @Pontifex_es ile verdiği fotoğraf bunun en güzel ispatı ve örneğidir, bu saatten sonra AB için iyi dilek bile zul 1 day ago
    • AB'ın bir "Hristiyan Birliği" olduğunu kuruluşundan beri zaten Türkiye yıllardır biliyor ve bundan sonra da onların aynı birliktir. 1 day ago
    • Türkiye, AB ülkelerini gazeteler yazmadan, tv'ler göstermeden oralara gönderdiği işçilerinden öğrendi hemde çok iyi öğrendi.AB önemli değil 1 day ago
    • Türkiye,hiç bir zaman AB için yürekten istenilen bir uygarlık olmadı, bugüne kadar yapılan AB isterikliği sadece siyasal oyunların gösterisi 1 day ago
    • RT @SerdarBilican: Kusurlarını yüzüne söyledikleri için düşmanlarını sev... Her zaman "mükemmelsin" diyenden şüphe etmeli... 1 day ago
    • "Recep İvedik" filmleri, 1,2,3,4,5 bir projedir ve bu proje halen devam etmektedir. Ne demek "ivedik Recep?", Neden Recep?Kim Recep? 1 day ago
    • GS'ya Uyarı ne demek, ne uyarısı ? Devlet, uyarmaz gereğini yapar! 1 day ago
  • Flickr Photos

    Diğer Fotoğraflar

Yayla Yolları , rallileri aratmıyor


Kimi küresel ısınmaya verse de Karadeniz Bölgesi’nde var olan aşırı nem yüzünden zaten insan çalışmadan da terler. Denize girseniz de faydası olmaz, denizden çıktığınız anda giysileriniz yapış yapış olur ve bunalırsınız.
Nefes almakta zorlanırsınız yaz mevsiminde. Bunun için bir çok kemençe türküsünde “benim ilacım yayla” diye feveranlar bile vardır. Hal böyle olunca da hafta sonu gelince aracına binen tutar yayla yolunu. Ama bu sadece gezmeyi bilenler için böyledir. Kimileri de hava ne kadar rutubetli olursa olsun, yaylalara gitmeyi ya akıl edemez veya buna fırsatı olmaz veya imkanı da denebilir.
Normalde araçların olmadığı dönemlerde 2 veya 3 gün yürüyüşle gidilebilen yollar, şimdiler de hem yolların bakım ve onarımının daha sık yapılıyor olması, son model araçlarla bile yaylalara günübirlik çıkıp inme fırsatını veriyor. Bu nedenle olacak sadece yaylalarda kalanların değil sahillerden de yayla şenliklerine akın ediliyor.
Araklı’da Balahor yaylası şenliğini Araklılı “çebiler şenliği”ne dönüştürseler de aracını alan çıkmış bu şenliklere. Araklı ile Balahor yaylası arasındaki zaman zaman çiselerle ıslanmış yolda, kimi zaman da toz bulutları oluşturarak hınca hınç dolmuş araçlarla Karadeniz insanı yayla şenliklerine taşınıyor.
Kimilerine göre kamyonların üzerinde veya kamyonetlerin üzerinde seyahat edilmesi sakıncalı ve tehlikeli bulunsa da bu görüntüler yayla yollarında pek de yadırganmaz. Çünkü, geçmişte de zaten bu kültür, araçların yeni yeni yollara girdiği dönemlerde de kamyonlar köç taşırken aynen bugünkü gibi her yanından salkım saçak insanlar sarkarak yaylalara ulaşım sağlardı. Hem günümüz de yaylalara öylesine talep oluyor ki, insanlar binecek araç sıkıntısı bile yaşayabiliyor. Bu nedenle de kamyon kasalarından sarkan insanlar, genellikle kendine son derece güvenen gençlerden oluşuyor.
Araçların içinde olanlar belki şarkı veya türküyü sadece otolardaki cihazlardan dinleyerek yolculuklarının tadını çıkarırken araçların üzerindekiler, şarkı veya türküleri kendileri çağırır üstelik çevrenin rahatsızlığı gibi bir tepkiyle de karşılaşmadan belki sevdalarını dillendirir, coşkularını dağlarda yaşar, bundan mutluluk elde ederler. Belki de bir sevdiği var ve sevdiğine olan aşkını bu yayla yolarlında ilk kez dünyaya haykırır gençler. “yayla yolları taşli , geliyor güzel başli, ne oldi sana yavrim, dayman gözlerun yaşlı” vs. gibi.
Düşünsenize kentlerde yaşayan ama içinden geldiği gibi bağırıp yüksek sesle şarkı söylemek isteyen insanların böyle bir özgürlüğü var mı? Bunu yaparsanız çevre tepkisi anında sizi bastırır, içinize ittirir ve de susarsınız. Deşarj olmak isteseniz de buna imkan bulamazsınız ama ya yayla yolları.. İşte yayla yolları tamda bu boşalımın veya ses tellerini açmanın veya belki horonlara yolda hazırlığın bir ön antremanı sayılır.
Yayla yolları bu anlamda özgürce sizi kucaklar ve sesinizin güzelliğine bakılmaksızın da söylediğiniz şarkı da türkü de yollar boyunca yerini bulur. Yanınızda varsa birileri, zaten sizinle ya birlikte şarkıya eşlik eder veya siz bitirince o başlar söyleme, bu bir ahenk içinde yolculuğunuzun sonuna varıncaya kadar sürer tabi sesiniz kısılmazsa.
Aracı kulanan her kim olursa olsun zaten yayla yollarında yavaşca yol alır ve üzerinde taşıdığı insanların sorumluluğunun bilincindedir. Ama tüm bunlara rağmez zaman zaman olumsuzluklar olmaz değil elbette kazalar olabilir ve bunlarda da aracın üzerinde ya da içinde olunmasının tehlike boyutu olarak birbirinden pek farkı olmaz hatta böyle yollarda araçlar zaten ağır seyrettiği için aracın üzerinde bulunanlar her hangi bir tehlike anında da kendilerini rahatlıkla kurtarabilirler. Bunları yazarken bir özendirme değil ama bu tarz görüntüleri yadırgayanların olaya farklı şekilde bakabilmesini sağlamak için anlatıyorum. Bunları biz yaşadık, yaşıyoruz. Ama bu tarz yolculuklar, aşırı süratlerin yapıldığı devlet karayollarında elbette mazur görülemez. Ama Yayla yollarımız bu tarz seyahatlere yer yer izin verir.
Fotoğrafları, yapım çalışmaları yıllardır devam eden ve ne hikmetse bir türlü de bitirilemeye…………….yazının devamı için tıklayın

 

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: